Çalışma Alanları

BİREYSEL PSİKOTERAPİ

En kısa özetiyle terapi “seçimin arkasında yatan anlamı keşfetme sürecidir”. Çünkü seçimin doğrusu ya da yanlışı yoktur, yalnızca anlamı vardır. Böyle bakıldığında psikoterapi bireyin şimdi de yaşadığı zorlukların, geçmiş deneyimlerinin yarattığı engellerin ve geleceğe yönelik kaygılarının ele alındığı, tüm bu süreçlerin seçimlerine etkisinin keşfedildiği; duygu, düşünce ve inançlarının kişinin yaşamında kendini “kendiliğiyle” ortaya koymasını nasıl etkilediği yönünde farkındalıklar geliştirdiği bir süreçtir. Yaşamınızda deneyimlediğiniz zorluklarla ilgili iç görü kazanmanız ve değişim için içsel güce ya da içsel motivasyona kavuşmanız terapi sürecinin hedeflerindendir. Bunun yanında her birey özeldir, ihtiyaçları farklıdır ve bu nedenle her bireyin terapi süreci de kendine özeldir. 

Bu sürecin önemli bir başka konusu terapistin rolüdür. Terapist eleştirmeden, tavsiye vermeden, yargılamadan sürecinize eşlik eder. Ne yapmanız gerektiğini size söylemez. Ancak duygu ve düşüncelerinizin kaynaklarını keşfetme sürecinde size eşlik eder ve sizi tüm yönlerinizle anlamaya çalışır. Terapi yolculuğunda terapist sizi varacağınız noktaya taşıyan değil, size bu yolculukta eşlik edendir. 

Bireysel Terapi sürecinde aşağıdaki konularda çalışmalar gerçekleştirmekteyim:

  • Travma
  • Depresyon
  • Sosyal İlişki Sorunları
  • Duygusal İlişki Sorunları
  • Psikosomatik Rahatsızlıklar
  • Kaygı Sorunları
  • Fobiler
  • Öfke ile Başetme
  • Stresle Başetme
  • Yeme bozuklukları
  • Sınav ya da Performans Kaygısı
  • İletişim Sorunları
  • Motivasyon Arttırma
  • Bağlanma Sorunları
  • Özgüven ve Özdeğer İle İlgili Sıkıntılar
  • Hamilelik Dönemi Sorunları
  • Lohusalık Dönemi Sorunları

Terapi sürecinde EMDR Terapi, Psikodrama, Psikodinamik Yaklaşım, Çözüm Odaklı Terapi, Art Terapi gibi çeşitli terapi tekniklerinden yararlanmaktayım.

 

 

PSİKODRAMA GRUP PSİKOTERAPİSİ

Psikodrama Jacob Levi Moreno tarafından geliştirilmiş eyleme dayalı bir psikoterapi sistemidir. Gücünü insanın özünde var olan spontaniteden alır. Yaratıcılık, spontanite ve eylem psikodramanın üç temel unsurudur. Ve psikodrama bireyin bozulan spontanitesini iyileştirmeyi hedefler. Bu sayede birey spontanitesini kullanarak özünde var olan yaratıcı potansiyelini hayata geçirebilir. Bunu sağlayabilecek en önemli yol ise insanın bedenini kullanarak eyleme geçmesidir. Psikodrama eylem metodlarını kullanarak insanın sözün ötesinde yer alan gerçeği keşfetmesini sağlar. Bu sayede gerçek çok daha kısa sürede keşfedilebilir ve dönüştürülebilir. 

Psikodrama yalnızca bu eğitimi tamamlamış terapistlerce gerçekleştirilebilir. Psikodramatist ünvanıyla yürüttüğüm grup çalışmalarının amacı bireyin psikodrama vasıtasıyla grup içinde kendi iç dünyasına yönelik dönüştürücü farkındalıklara ve gerçeğin aslında ne olduğunu görmemize ve gerçeğimizi değiştirebilmemize kapı aralamasıdır. Bağ her şeydir ve grup üyelerinin gruba katkısı bağlar vasıtasıyla diğerinin yaşamına da geri dönüşümsüz bir katkı sağlar. Psikodramada her konuyu çalışmak mümkündür. Kendiniz, yaşamınız, ilişkileriniz, şu an’ınıza etki eden geçmişiniz veya karar veremediğiniz geleceğiniz, bedensel rahatsızlıklarınız, duygularınız, bir döngü halini almış benzer deneyimleriniz, seçimleriniz gibi yaşamın içinde yer alan pek çok konu psikodrama aracılığıyla ele alınabilir. Moreno “Gerçeğin ikinci kez yaşanması birinciden kurtuluştur.” der. Söz konusu “tekrar yaşama” iyileştirici işleve sahiptir. Yani psikodrama sahnesinde ikinci kez yaşanan gerçek, bir olayın bize verdiği zararlı etkilerden, bu vasıtayla da birinciden kurtuluşu sağlar.

 

 

 

“BAĞ ODAKLI” EBEVEYN DANIŞMANLIĞI

Günümüzde bilgiye çok çeşitli yollarla ve kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Ancak çocuğumuzla ilişkimizde ne kadar bilgi odaklı hareket eder, bilgiyi odak noktamız haline getirirsek iç sesimiz, sezgimiz ve anne baba olarak kendimize özel ortaya koyabileceğimiz ebeveyn rollerinde sorunlar oluşmaya başlamakta, bu da süreç içerisinde aile üyeleri arasındaki  ilişkilerde sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nokta da bağ odaklı ebeveyn danışmanlığı hem her ailenin hem de ailedeki her bireyin biricikliğinden yola çıkarak kendi içinde gelişecek bir süreçle hareket eder. Çocuklar olmaları gerektiği gibi doğarlar ve kendilerinden çok şey öğrenilecek dönüştürücü kitaplardır. Oysa genelde çocuklara hiçbir şey bilmeyen ve öğretilmesi gereken, içi yeni yazılacak defterler gözüyle bakılabiliyor. ki sorun da burada başlıyor. Çünkü her çocuk kendine özel ve genel geçer metodlarla tek tip birey yetiştirme çabaları zamanla ilişkide zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Bu noktada çıkan krizleri fırsata çevirmek önemli. Ancak yalnızca çocukların duygusal destek almasından daha farklı olarak değişimesine yönelik beklentileri içeren destekler alınması, aile sisteminin irdelenmemesi, değişimin çocuk odaklı ele alınmasından öte nasıl bir ebeveynim, anne ya da baba rolüm nasıl gerçekleşiyor, hangi inançlarımdan kaynak alıyor, hangi duygularımdan etkileniyor gibi konulara bulunacak cevaplar ailenin daha gerçekçi, kalıcı ve yaratıcı potansiyelini ortaya koyucu dönüşümler gerçekleşmesini sağlamakta. Bu doğrultuda gerçekleştirilen Bağ Odaklı Ebeveyn Danışmanlığında, aşağıdaki dönemler ele alınabilmektedir;

  • Anne-Bebek / Anne-Çocuk Bağlanma Süreci
  • Hamilelik Dönemi ve 0-2 yaş Dönemi Ebeveyn Danışmanlığı
  • Çocuk (2-12) Ebeveyn Danışmanlığı
  • Ebeveyn Rollerinin Nasıl Alındığı
  • Aile Sistemi
  • Anne-Baba İlişki ve İletişim Problemleri
  • Anne-Baba ile Çocuk İlişkileri
  • Çatışmalar
  • Kendi İçinde Mutlu ve Doyumlu Çocuk Yetiştirmek
  • Ebeveyn Rolündeki Kaygıların ve Sisteme Etkilerinin Ele Alınması 
  • Aile İçi İletişim Becerileri
  • Öfke Kontrolü
  • Boşanma Süreçleri